Hayvanlara Şiddete Gerçekten Hapis Cezası Geliyor mu?

bipati-haber-a

Bekir Bozdağ’ın açıklamasının ardından yapılan “Hayvana Şiddette Hapis Cezası Geliyor” haberleri hayvan hakkı savunucusu avukatları harekete geçirdi. İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi basında çarpıtılarak paylaşılan yasa tasarısıyla ilgili bugün İstanbul Adliyesi’nde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. 

 

bipati-haber-1

Hükümet sözcüsü Bekir Bozdağ geçtiğimiz günlerde Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılacak  değişikliklerle ilgili bir yasa tasarısı hazılandığını açıklamıştı. Bozdağ’ın açıklamalarının ardından basında yine “hayvana şiddette hapis cezası geliyor” gibi haberler yer aldı. Peki bu yasa tasarısı gerçekten hayvana şiddete hapis cezasını getiriyor mu? Hayvan aktivistleri tasarıdan memnun mu?

İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi, bugün yasa tasarına ilişkin endişelerini İstanbul Adalet Sarayı önünde gerçekleşen basın açıklamasında paylaştı.  Hayvan Hakları Merkezi adına açıklamayı Hayvan Hakları Merkezi Başkanı Yasemin Babayiğit yaptı.

Hukukçular basın açıklamasında, yapılması planlanan değişikliklerdeki hapis cezalarının 1 ve 2 yılın altında olması sebebi ile, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar, Hapis Cezasının Ertelenmesi ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kurumları devreye gireceğinden, Tasarı ile öngörülen hapis cezalarının bu hali ile caydırıcılığı ve önleyiciliği bulunmadığını belirtti.

Tasarı’da sahipli veya sahipsiz hayvanları “yaralanma” ile “öldürme” suçlarının, aynı cezai yaptırıma tabi tutulmasına dikkat çeken hukukçular, nesli yok olma tehlikesi altında bulunan hayvanların öldürülmesinin  hem 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası hem de 500 günden 5000 güne kadar adli para cezası yaptırımı ile değerlendirilirken nesli yok olma tehlikesi altında bulunan hayvanların yaralanması halinde hiçbir ceza öngörülmediğinin altını çizdi.

bipati-haber-2

İşte basın açıklamasının bir kısmı:

  • Düzenleme ile, Hayvanları birbirine zarar verecek şekilde dövüştürenlere 2 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası yaptırımı öngörülmüş, ancak dövüştürme eyleminin suç teşkil edebilmesi için hayvanların birbirine zarar vermesi şartı getirilmiştir. Böylelikle, hapis cezası yine adli para cezasına çevrilecek ve dövüştürülen hayvanlara el koyulmayacaktır.
  • Tasarı, sahipli ve sahipsiz hayvanlara karşı işlenecek suçlarda soruşturma yapılması şikâyete bağlı hale getirmiştir. Hak sahibi olmaksızın yapılacak şikâyetlerde kamu davası açılmasının önü kapatılmıştır. Eylemlerin sadece suç olarak ihdas edilerek kanun kapsamına alınması yeterli değildir. Suçların şikâyete bağlı suç statüsünden de çıkartılması gerekmektedir.
  • Sahipli hayvanlara karşı işlenen suçların soruşturulabilmesi için hayvan sahibinin şikâyeti şart kılınmıştır. Böylelikle, hayvan sahibi tarafından bizzat kendi sahibi olduğu hayvana karşı işlenecek suçlar cezasız bırakılmıştır. Bu düzenleme, faillerin zarar vermek istedikleri bir hayvanı sahiplenerek diledikleri gibi muamelede bulunmaları ve hiçbir ceza almamaları neticesini doğuracaktır.
  •  Sahipsiz hayvanlara karşı bu suçların işlenmesi halinde ise, soruşturma yapılması için Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından, Cumhuriyet Başsavcılığına başvurulması muhakeme şartı getirilmiştir. Bu muhakeme şartı bir “zorunluluk” olarak, inisiyatif olarak ele alınmış olduğundan Bakanlığın yazılı başvuruda bulunmaması halinde failler cezasız kalmaya devam edecektir. Bu maddenin yasalaşması, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın fiili imkansızlıklar nedeniyle iş yükü altında kalmasına neden olacaktır. Neticede, sahipsiz hayvanlar yine amaçlanan hukuki koruma kapsamı dışında bırakılacaktır.

Kanun Tasarısında, sahipli sahipsiz hayvan ayrımı yapılarak, şikayet hakkına getirilen muhakeme şartı, açıkça bir geri adım statüsündedir. Olması gereken; vatandaşların anayasal hakları çerçevesinde sahipli ve sahipsiz hayvanlara karşı işlenecek her türlü suça ilişkin başvuru haklarını doğrudan ve anayasaya uygun düşecek nitelikte bizzat kullanmalarının sağlanmasıdır.

“Telafisi Mümkün olmayan Netceler Ortaya Çıkabilir”

Şu anda gündemdeki son tasarı metnine ulaşılamamış olmakla birlikte, kamuoyuna yansıyan bir önceki Kanun Tasarısında; saha ihtiyaçları eksik kalmış, güncel sorunları karşılanamamış, vatandaşın anayasadan kaynaklı şikayet hakkı sınırlandırılmış, sahipli ve sahipsiz hayvan ayrımı kamunun beklentisini karşılayacak şekilde ele alınmamış, suçlara ilişkin öngörülen cezalar caydırıcı ve uygulanabilir nitelikte düzenlenmemiş ve kamu ihtiyacı niteliğinde olan hususlara değinilmemiştir.

Kamuoyuna yansıyan bir önceki tasarı,  kabul edilebilir nitelikte değildir. Yasalaşacak son tasarı metninde, bu endişelerimizin giderilmesini talep ediyoruz, aksi halde hayvan hakları çerçevesinde verilen hukuk mücadelesinde telafisi mümkün olmayan neticeler ortaya çıkacaktır.

bipati-haber-3

Basın açıklamasında, tasarıda gündeme gelmeyen ancak düzenlenmesinde hayvanlar açısından büyük önem taşıyan hususlara dikkat çekildi.

  1. Tasarı kapsamında hayvanların “hukuki statüsüne” yer verilmemiştir. Hayvanlar mal tanımından çıkartılmış, ancak can olarak da görülmemiştir.
  2. Amacı hayvan refahı ve hayvan hakları olan yasal mevzuatın “Hayvanları Koruma Kanunu” olan Kanun başlığı “Hayvan Hakları Kanunu” olarak revize edilmelidir.
  3. Tasarı ile suç kapsamına alınan eylemlerin, tüzel kişi faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine ilişkin hiçbir hüküm getirilmemiştir.
  4. Üretim, ticaret ve satış üçgenine, bunların neticesindeki terk eylemine ilişkin hiçbir yasal düzenleme getirilmemesi hayal kırıklığı teşkil etmektedir.
  5. Fayton, hayvanat bahçesi, sirk ve yunus parkları göz ardı edilmiştir.
  6. Belediyelerce gerçekleştirilen toplama eylemlerine ilişkin hiçbir düzenleme yapılmamıştır.
  7. Yasak ırk olarak nitelendirilen bazı köpek türlerine ilişkin çalışma gerçekleştirilmemiştir.

Hayvansever dostlarınız ile paylaşmayı unutmayın!

Kaynak: Ajanimo


Bir Cevap Yazın